YER YUVARLAĞININ YAPISI

17 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Genel Kültür

YER YUVARLAĞININ YAPISI ve YER ŞEKİLLERİNİN OLUŞUMU

1) Yer Yuvarlağının yapısı :
- Yer yuvarlağının yapısı; güneş sisteminin ve evrenin oluşumu ile açıklanabilir. 15 milyar yıl önce evren çok
yüksek sıcaklık ve yoğunluktaki bir yapıdan, patlama sonucunda oluşmuştur.
2) Yer Kabuğunun yapısı :
- Yer, zamanla soğumaya başlamıştır. Ve yerin iç kısmı ise hala sıcaktır. Yer soğumaya başladıkça yeryüzü yavaş yavaş şekillenmiştir.
- Yer yüzünden yerin içine doğru inildikçe her 33 metrede 1 C sıcaklık artmaktadır.
- Yer kabuğu dünyayı dıştan kuşatan bir tabakadır. Taş kürenin en üst katını oluşturur.
- Yer kabuğunun alt katmanı ise bazalt birleşimindeki taşlardan oluşmuştur. Bu yapıya sima denir.

YER KABUĞUNUN MALZEMELERİ (KAYAÇLAR) :
1) Püskürük Taşlar :
a)İç püskürük taşlar : Yer kabuğu altındaki mantonun yer kabuğunun çatlak ve kırık kısımlarından tıkanarak soğumasıyla oluşan taşlardır. (Granit)
b)Dış püskürük taşlar : Yer kabuğu altındaki mantonun yer kabuğunun çatlak ve kırık kısmından yeryüzüne çıkması ve soğuması ile oluşur. (Bazalt ve andezit)
2) Tortul taşlar : Diğer yüzüne dış güçler tarafından getirilen maddelerin tortulanmasıyla (Üst üste birikmesiyle) oluşur. İçerisinde yer yer fosiller bulunur.
a) Mekanik tortullar : Dış güçlerin etkisiyle getirilen çakıl, kum, kil gibi malzemelerin yeryüzünün çukur yerlerine birikmesiyle oluşur. (Kum taşı, kıl taşı)
b) Kimyasal tortullar : Suda erimiş halde bulunan minerallerin suyun geçtiği yere çökelmesi veya tortulanması ile oluşurlar. (Kireç taşı, alçı taşı)
c) Organik tortular : Hayvan, bitki gibi canlı kalıntılarının üst üste birikip katılaşması ile oluşan taşlardır. (Tebeşir)
3) Başkalaşmış taşlar : Tortul ve püskürük taşları yüksek sıcaklık ve basınç altında kalarak değişikliğe uğraması ile oluşur. (Mermer oluşumu)

YER YUVARLAĞININ İÇ YAPISI
- Yer yuvarlağının dış kısmını oluşturan katı tabakanın altında manto denilen bölüm yer alır. Manto, yer çekirdeğinin örtüsü durumundadır.
- Yer küre hacminin %80’nini manto oluşturur.
- Mantodan sonra yer yuvarlağının iç kısmını çekirdek oluşturur.
- Çekirdekte sıcaklık 4500 C bulur.
- Mantonun katı olan üst bölümü yer kabuğu ile birlikte taş küre olarak adlandırılır.
- Taş küre levha denilen büyük parçalar halindedir

JEOLOJİK DEVİRLER
- Dünyamız şimdiki biçimini alıncaya değin değişik evrelerden geçmiştir. Birbirinden farklı bu evrelerden her birine jeolojik zaman denir.
- Jeolojik zamanlar dört tanedir ve yaklaşık 570 milyon yıl sürmüştür. Bu dönemde oluşan tortul taşlar, o dönemde yaşayan canlıların fosillerini içerir.

İÇ ve DIŞ KUVVETLER

- Enerjisini yerin içinden alan kuvvetlere iç kuvvetler denir. (dağ oluşumu, kıta oluşumu ve volkanizma dır.)
- Enerjisini güneşten alan kuvvetlere ise dış kuvvetler denir. (akarsular, rüzgarlar, dalgalar)
- İç ve dış kuvvetler birbiriyle sürekli mücadele halindedir.
- İç kuvvetler yeryüzünün kabartılarını meydana getirirken; dış kuvvetler ise bunları aşındırarak ortadan kaldırmaya ve seviyesine yakın az engebeli düzlüklere (peneplen) dönüştürürler.
- Dış kuvvetlerin yer yüzünün yüksek kesimlerinin aşındırmasıyla elde ettiği malzemeler yer yüzünün çukur yerlerinde (okyanus, deniz) biriktirmesi ile jeoseklinaller oluşur. Bunların kalınlığı binlerce metreyi bulur.

Yer kabuğunun hareketleri :
- Yer kabuğu bir bütün değildir. Çatlaklardan ve kırık boşluklardan oluşur. Yer kabuğu bir birinden ayrı parçalardan oluşur. Bu her bir parçaya levha denir.
- Bu levhalar manto üzerinde yüzer haldedirler. Yaklaşık yılda 1-2 cm hareket ederler.

DAĞ OLUŞUMU ve TÜRKİYE’DE DAĞ OLUŞUMU

1) Dağ Oluşumu :
- Okyanus ve deniz diplerinde biriken kalın tortul tabakalar (jeosenklinal) kıtalarının levha birbirine yaklaşması sonucu yan basınçlara maruz kalırlar.
- Bu yan basınçlar sonucunda jeosenklinal eğer esnek yapıdaysa kıvrılarak yükselir ve yer yüzünün kıvrım dağlarını oluşturur. (Toros dağı)
- Jeosenklinal eğer sert yapıdaysa veya önceden yükselmiş kıvrım dağları tekrar yan basınçlara maruz kalırsa kırılma olur. Yükselen bölümlere horst, alçakta kalan kısımlara ise grabent denir. Yüksekte kalan horstlar dağı oluştururken, alçakta kalan kısımlar, daha sonra akarsuların gelişmesiyle ovaları oluşturur. (Ege bölgesi kıyı kesimleri. Burada yer alan boz dağlar kırılma sonucu oluşan horstlardır. Bu dağlar arasında bulun ve üzerinde aynı isimli akarsıların geçtiği bakırçay, b.menderes , ovalarında birer çöküntü (grabent) alanlarıdır.)

2) Kıta Oluşumu :
- Yer kabuğunun geniş tabanlı alçalma ve yükselme hareketleridir. Bu alçalma ve yükselme hareketleri çeşitli biçimlerde olabilir.
- Kıtaların yükselmesi sonucunda su seviyesi geri çekilir. Bu olaya denizlerin çekilmesi yani reogresyon denir. Tam tersi durumuna da transregsiyon denir.

3)c :
- Yer kabuğu altındaki kızgın mağmanın yer kabuğunun çatlak ve kırık yerlerinden yeryüzüne çıkmasına denir.
- Bu sırada yeryüzüne katı gaz ve akıcı maddeler çıkarır. (karbondioksit, taş, kaya)
- Lavların üst üste birikmesiyle zamanlar volkanik dağlar meydana gelir. (K.Ağrı, Tendirek, Nemrut vb.)
- Volkan küllerinin yıllık birikmesiyle tüf tabakaları oluşur.

4) Deprem :
- Yerkabuğunu oluşturan katmanların yerlerinden oynamalarıyla hissedilen sarsıntılardır.
- Oluşumlarına göre yerel depremler ve tektonik depremler olarak ikiye ayrılır.
- Yerel depremler kısa sürede ve dar alanda etkili olan yıkıcı etkileri az olan sarsıntılardır.
- Tektonik depremler daha şiddetli etkili alanı daha fazla dolayısıyla tahrip gücü daha fazla olandır.

TÜRKİYE’DE OVALAR VE PLATOLAR

Ova ve Türkiye’de Ovalar :
Ova akarsuların derince yer etmediği eğik olmaya, varsa da az olan çevresine göre alçakta olan düz yerlere ova denir.
1) Oluşumlarına Göre Ovalar :
a) Aşıntı Ovalar : Dış güçler tarafından aşırı dereceden aşındırıp, düzleştirilmesi sonucu oluşur. Bu ovalara Türkiye’de rastlanmaz. Doğu Avrupa bu konuya en belirgin örnek olarak bilinmektedir.
b) Çöküntü Ovalar : Yeryüzündeki çöküntü hendeklerin, dış güçlerin taşıyıp getirdiği taklarla dolması sonucu oluşur. (Iğdır ovası)
c) Birikinti Ovası : İç kesimlerdeki ya da kıyılarda ki çukur alanların, dış güçlerin taşıyıp getirdiği tortulların dolması sonucu oluşur. (Konya ve Malatya ovaları)

d) Karstik Ovalar : Çökebilir taşların uzandığı alanlarda, suyun taşları çözümlemesi sonucunda oluşan ovalardır. Bu çanakların tabanının tortullarla dolup düzleşmesi ile karstik ovalar oluşur. (Teke ve Taşeli platoları)

2) Bulunduklarına göre ovalar :
- Ovalar kıyıya yakın ya da uzak olma durumlarına göre kıyı ovalar ve iç ovalar diye ikiye ayrılır.
- Kıyı ovalar; Bafra, Finike vb.
- İç ovalar; Eskişehir, Muş vb.

3) Yükseltilerine göre ovalar :
- Bazı ovalar deniz seviyesine yakın iken, bazı ovalarda denizden 1000-2000 metre yüksektir. Bunlar grubuna göre ikiye ayrılır.
- Alçak ova; Çukurova, Çarşamba vb.
- Yüksek ova; Konya, Malatya vb

PLATOLAR

a) Aşıntı Platoları : Dış güçler tarafından yüzeyi aşındırılmış, akarsuların derin vadiler kazdığı düzlüklerdir.
b) Kırılma (Tektonik) Platolar : Dikey yönlü basınçların etkili olduğu alanlarda, eski kütlelerin kırılması ile oluşur. (İç Batı Anadolu platoları)
c) Volkanik Platolar : Geniş alanlara yayılan tüf ve akışkan lavların düzleştirdiği alanların, akarsularla yarılması sonucu oluşur.
d) Karstik Ovalar : Kireç taşı gibi çözünebilen taşların bulunduğu alanlarda oluşmuş platolardır. (Obruk, Taşeli platoları)

YERYÜZÜNÜN BİÇİMLENMESİ (DIŞ KUVVETLER)

1) Mekanik (Fiziksel) Çözünme :
- Günlük sıcaklık farkının fazla olduğu yerlerde görülür.
- Günlük sıcaklığa bağlı olarak taşların ısınıp sonra soğuması sonucu oluşur. (Çöllerde görülebilir)
2) Kimyasal Çözünme :
- Suyun taşları eritmesi, aşındırması, ve çürütmesi sonucu oluşur.
- Sıcaklığın etkisiyle bu çözünme daha da artar.
- Nemli bölgelerde daha da yaygındır.
3) Biyolojik Çözünme : Bitki köklerinin, kayalarının çatlaklarına girerek zamanla büyümesi ve bunun sonucu genişleyerek kayaların çatlamasına denir.

TOPRAK OLUŞUMU ve TOPRAK TÜRLERİ
- Toprağın oluşması için önce kayaların çözünmesi gerekir.
- Canlı kalıntılarıyla oluşabilir.
- Toprağın oluşumuna etki eden faktörler; iklim, bitki örtüsü, yer şekilleri, taşların özelliğidir.
a) Taşınmış Topraklar :
- Dış kuvvetlerin taşıyıp getirdiği malzemelerin birikmesiyle oluşur.
- Üç çeşittir.
Alüvyonlar : Kum ve çakıl gibi maddelerin oluşumuyla oluşan topraklardır.
Morenler (Buzul Taşlar) : Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çoğu kez parıltılı yada çizikli taşlardan oluşur.
Lösler : Rüzgarların, kurak bölgelerden az çok yağışlı bölgelere taşıyıp yığdıkları, katmanlaşmış ince ögelerden oluşan toprak.
b) Yerli Topraklar :
- Bu topraklar, kayaların çözüldüğü yerde oluşan topraklardır.
- İki gruba ayrılır.
Nemli Bölge Toprakları : Bu topraklar nemin gür olduğu yerlerde, gür bitki örtüsüyle kaplıdır.
Kurak ve yarı kurak bölge toprakları : Kestane ve kahverengi bozkır topraklarıdır yani çöl toprakları.

YER GÖÇMELERİ ve KAYMALAR

Yer göçmeleri ve yer kaymalarını oluşturan etmenler :
Yer göçmesi : Kayaların, taş parçalarının, toprağın, büyük kütleli tabakaların birbirine kayarak yer değiştirme olayıdır
Yer Kayması : Üstteki geçirimli tabakaların, alttaki geçirimsiz ve kaygan tabakalar üzerinde, eğim doğrultusunda kaynamasıdır.
- Yer kaymasının yaygın adı heyelandır.
- Yer göçmeleri eğimin çokluğu, şiddetli yağış, sebeplerinden olur.
Heyelan oluşumunu etkileyen unsurlardan biride; toprakların yapısal özelliğidir.
Heyelan olaylarının en çok görüldüğü mevsim; ilkbahar sonrası kar erime zamanıdır.

EROZYON ve KORUNMA YOLLARI
Toprak Erozyonu : Toprak erozyonun oluşturan etmenler;
- Toprağın sular tarafından aşındırılması
- Rüzgarlar
- Bitki örtüsü
- Buzullar
- Sel
- Eğim
- Yangın
Korunma yolları :
- Ağaçlandırma, Bitki örtüsü, Baraj gölleri yapma,
- Tarlalar eğime yatay sürülmeli
- Ağaç kesimlerine karşı tedbirler

AKDENİZ İKLİMİ

16 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Genel Kültür

1)AKDENİZ İKLİMİ: Bu iklim tipi yazları sıcak ve hemen hemen kurak, buna karşılık kışları ılık ve yağışlı geçmesi ile tanınır. Adını aldığı denizin kıyısında egemen olduğu gibi, Anadolu’nun batı kesimindeki Ege ve Marmara Bölgelerinde de etkili olur.
Akdeniz Bölgesi’nde görülen Akdeniz iklim tipinde yazların sıcak ve kurak olması, güneyden gelen sıcak ve kurak hava kütlelerinin etkisi ile ortaya çıkar. Kış ayları ise ılık ve bol yağışlıdır. Bu da, kışın Ak-deniz üzerinden gelen ılık ve nemli hava kütlelerinin Toroslar’a çarparak güneye bakan yamaçlar üzerine bol yağış bırakmasının bir sonucudur. Buralarda kar yağışı ve don olaylarına çok ender rastlanır. Kış aylarında or-talama sıcaklık 10 derecedir ve yıllık yağışın yarısından fazlası bu aylarda düşer. Akdeniz Bölgesi için bu iklim tipi kıyılarda ve az yüksek yerlerde daha çok etkilidir. Akdeniz Bölgesi’nin Adana Bölümü’nde sıcaklığın kış ay-larında da yeterli olması ve don olaylarının çok ender görülmesi, tarımın yıl boyunca yapılabilmesine imkan vermektedir. Antalya Bölümü’nde ise kışın havanın ılık olması (ocak ayı sıcaklık ortalaması 10 derece) ve soğuk rüz-garlara karşı korunmuş olması, Antalya Düzlüğü’ne adeta bir doğal sera özelliği kazandırmıştır.
Akdeniz Bölgesi’nde görülen Akdeniz iklim tipi Ege Bölgesi’nde de görülür. Burada görülen tipik Akdeniz iklimi Ege Denizi kıyıları ve oluklar boyunca hüküm sürer. Kıyı kesiminde yağış güneyden kuzeye doğru azalır. Bu durum Akdeniz iklim karakterinin bozulmasının sonucudur. Bu da enlem faktörünün bir sonucudur. Sıcaklığında batıdan doğuya doğru azalması denizden uzaklaşma ve yükseklik faktörüne bağlıdır. Ege Bölgesi ikiye ayrıldığında kıyıda bulunan Ege Bölümü’nde Akdeniz iklimi etkilidir. Burada yazlar sıcak ve kurak, ise ılık ve yağışlıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı yük-sek yerler dışında 500-1000 mm arasındadır. Batı-doğu yönünde uzanan çukurluklar, deniz etkisinin içerilere kadar sokulmasını sağlar. Bu bölümde kar yağışı yok denecek kadar seyrek görülür. Ege Bölgesi’nin diğer bir bölümü olan İç Batı Anadolu Bölümü’nde ise Akdeniz ikliminden karasal ik-lime geçiş görülür. Yazlar Ege Bölümü kadar sıcak değil, kışlar da uzun soğuk geçer. Buralarda artık Ege Denizi’nin yumuşatıcı etkisi oldukça zayıflamıştır.
Akdeniz ikliminin görüldüğü üçüncü yer olan Marmara Bölge-si’nde yazlar sıcak, kışlar ise ılıman geçer. Yaz ayları tipik Akdeniz iklimindeki kadar kurak değildir. Bölgenin içlerinde kışlar daha soğuk geç-mektedir, çünkü buralarda deniz etkisi görülmez. Bölgede yıllık ortalama yağış miktarı 500-1000 mm arasında değişir. En az yağış yaz aylarında görülür. En yağışlı mevsim de kıştır. Kıyılarda kar yağışı ve don olayları çok azdır, iç kesimlerde ise oldukça fazladır. Bu bölgenin Çatalca-Kocaeli Bölümünün Marmara Denizi’ne bakan kısımlarında Akdeniz iklimi görülür. Fakat Karadeniz’e bakan kuzey kısımlarında Akdeniz iklimi yerine Karadeniz iklimi etkilidir. Marmara Bölgesi’nin bir başka bölümü olan Yıldız Dağları Bölümünün kuzeye dönük yamaçlarında Çatalca-Kocaeli Bölümü’ndeki gibi Karadeniz iklimi etkilidir. Fakat Yıldız Dağları’nın Hergene Havzası’na bakan güney yamaçlarında iklim özellikleri kuzeye göre farklıdır. Artık bu-ralarda Akdeniz iklimi görülür. Yıllık yağış miktarı 500-600 mm’dir. Marmara Bölgesi’nin üçüncü bir bölümü olan Ergene Bölümü’nde ise Akdeniz iklimi etkilidir.

KARADENİZ İKLİMİ, KARADENİZ İKLİMİ özellikleri

15 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Genel Kültür

2)KARADENİZ İKLİMİ: Türkiye’de görülen bir diğer iklim tipi de Karadeniz iklimidir. Bu iklim tipi Türkiye’nin kuzey kıyısı boyunca uzanan bir şerit üzerinde belirir; dağların kıyıya paralel olması yüzünden bu şerit fazla bir değişiklik göstermez. Bu iklimin en belirgin özelliği her mevsim yağışlı olmasıdır. Ama en çok yağışın sonbahar mevsiminde düştüğü görülür. Yazlar sıcak kışlar ise fazla soğuk değildir. Bu bölge ikliminde kıyı kesimi ile iç yörelerde oldukça önemli farklılıklar görülür. Bunun nedeni bölgedeki yüksek dağ sıralarının Akdeniz’den gelen nemli hava kütlelerinin hareket yönüne dik olmasıdır. Onun için kıyıdaki dağların kuzeye (denize) bakan yamaçları çok daha fazla yağış alır. Güney yamaçlara da daha az yağış düşer. Karadeniz Bölgesi’nin Doğu Karadeniz Bölümü’nde Karadeniz iklimi görülür. Buralara düşen fazla yağıştan dolayı sel ve heyelan gibi doğal afet-ler görülür. Bu iki doğal afet yüzünden önemli miktarda can ve nal kaybı olmuştur. Özellikle 1990’da bu bölümümüzde meydana gelen selde 55 kişi hayatını kaybetmiş, pek çok taşıt aracı, ev, işyeri, köprü ve yol hasar görmüştür. Karadeniz Bölgesi’nin bir diğer bölümü olan Orta Karadeniz Bö-lümü’nde akarsular sayesinde deniz etkisi iç kısımlara kadar sokulmuştur. Kıyı ve iç kısımlar arasında iklim farklılıkları Doğu Karadeniz Bölümündeki kadar belirgin değildir. Ne olursa olsun farklılık yine de görülür. Kıyı kesiminde 1000 mm kadar olan yıllık yağış miktarı iç kısımlara doğru hızla azalır. Son olarak Batı Karadeniz Bölümü’nün kıyı kesiminde yağış miktarı, Orta Karadeniz Bölümü’ne göre biraz daha fazladır. İç kesimde yazlar daha sıcak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlıdır. Kıyı kesimine göre donlu günlerin sayısında da bir artma görülür.

Sonraki yazılar »


Kapat !