<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çekirdek Sanat &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.cekirdeksanat.com/category/p/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cekirdeksanat.com</link>
	<description>sanat, haber, güncel, eğlence</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 23:41:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>kuru göz sendromu</title>
		<link>http://www.cekirdeksanat.com/kuru-goz-sendromu.html</link>
		<comments>http://www.cekirdeksanat.com/kuru-goz-sendromu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 10:22:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kuru göz sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[kuru göz sendromu bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[kuru göz sendromu hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[kuru göz sendromu tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cekirdeksanat.com/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[KURU GÖZ SENDROMU (Konjonktivitis Sikka; KCS)  Gözyaşı tabakasını oluşturan maddelerin herhangi birinin eksik liği tabakanın denge­sinin kaybolmasına yol açabilir. Bu durum göz yaşı tabakasının hemen parçalanmasına ve konjonktiva ile kornea... <span class="meta-more"><a href="http://www.cekirdeksanat.com/kuru-goz-sendromu.html">Read more &#187;</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cekirdeksanat.com%2Fkuru-goz-sendromu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<div>
<p align="left"><a href="http://www.cekirdeksanat.com/wp-content/uploads/2011/12/kuru-göz-sendromu.png"><img class="alignnone size-full wp-image-213" title="kuru göz sendromu" src="http://www.cekirdeksanat.com/wp-content/uploads/2011/12/kuru-göz-sendromu.png" alt="kuru göz sendromu kuru göz sendromu" width="331" height="233" /></a></p>
<p><strong>KURU GÖZ SENDROMU</strong> (Konjonktivitis Sikka; KCS)</p>
<p align="left"> Gözyaşı tabakasını oluşturan maddelerin herhangi birinin eksik liği tabakanın denge­sinin kaybolmasına yol açabilir. Bu durum göz yaşı tabakasının hemen parçalanmasına ve konjonktiva ile kornea epitelinde kuru bölgelerin oluşmasına neden olur. Bunun için su, müsin ve lipid gibi gözyaşı katlarını oluşturan maddelerin herhangi birinin eksikliğine yol açacak hastalıklar göz kuruluğu nedeni olacaktır. KCS&#8217;in birçok şekilleri olmasına rağmen, romatoid artrit veya diğer bağ dokusu hastalıklarıyla ilişkisi olanlar genellikle Sjögren sendromu adı altında toplanırlar.</p>
<p align="left">Etiyoloji</p>
<p align="left">Göz kuruluğu yapan veya zemin hazırlıyan hastalıklar şunlardır:</p>
<p>A.          Gözyaşı bezinin hipofonksiyonu<br />
Sjögren sendromu</p>
<p>Riley—Day sendromu (ailevi disotonomi)</p>
<p>Doğuştan alakrima</p>
<p>Trahom</p>
<p>Gözyaşı bezinin cerrahi olarak çıkartılması</p>
<p>Kabakulak</p>
<p>Nörojenik lezyonlar</p>
<p>Göz yaşını da tutan sistemik hastalıklar (sarkoidosis, lenfoma, lösemi v.s.)</p>
<p>İlaçların etkileri (örneğin atropin, diüretikler).</p>
<p>Yaşlılık</p>
<p>B.          Gözyaşının fazla buharlaşmasına neden olan hastalıklar</p>
<p>Nöroparalitik keratit; lagoftalmi keratiti, kuru iklimde yaşama, (örneğin çöl bölge­leri) göz yaşı tabakasındaki yüzey el lipid tabakası yetersizliği (kapak cerrahisi, distikiyasis).</p>
<p>C.          Müsin yetersizliği nedenleri</p>
<p>A avitaminozu</p>
<p>Stevens- Johnson sendromu</p>
<p>Pamfigus</p>
<p>Trahom</p>
<p>Kimyasal yanıklar</p>
<p>Kronik bakteriyel veya viral konjonktivitler.</p>
<p>D.          Diğer Hastalıklar: Göz kuruluğu komea yüzeyinde müsinin emilmesinin normalin<br />
altında olmasına da bağlı olabilir. Bunun nedeni kornea yaralanmaları, epiteliyal<br />
mikrovilli kaybı veya yetersiz göz kırpmasıdır.</p>
<p align="left">Klinik Bulgular</p>
<p align="left">A. Semptomlar ve Belirtiler: Göz kuruluğu olan hastalar genellikle batma ve yabana cisim hissetmekten şikayetçidirler. Yaygın olan diğer belirtiler arasında kaşıntı, fazla miktar­da mukus salgılanması, gözyaşı üretememek, yanma hissi, ışığa karşı aşırı duyarlılık, kıza­rıklık, ağrı ve göz kapaklarını hareket ettirmekte güçlük vardır. Hastaların çoğunun göz muayenesinde dikkati çeken en önemli husus gözün normal gözükmesidir.</p>
</div>
<div>
<p align="left">Göz yaşı bezinin büyümesi Sjögren sendromlu hastalarda nadiren görülür. Biyomikros-kop muayenesinde görülebilecek en tipik özellik alt göz kapağı serbest kenarında gözyaşı meniskinin az veya hiç olmayı­şıdır. Alt konjonktiva fomiksin-de bazen sarı müköz çizgiler bulunabilir. Bulbus konjonktiva-sı normal parlaklığını kaybedip kalınlaşabilir, ödemli veya hipe-remik olabilir.</p>
<p>Zedelenmiş olan korneanın ve konjonktivanın epitel hücre­leri % l&#8217;lik bengal pembesiyle ve kornea epitelinin madde kayıpları flüoressein ile bo­yanırlar. Kornea epitelinde kapak aralığı bölgesinde değişik büyük­lüklerde ince nokta şeklinde leke­ler görülür.</p>
<p align="left">Keratokonjonktivitis sikka-nm geç devrelerinde korneada ince iplikler görülür. Bu iplik­lerin bir ucu epitele bağlı olup diğer ucu serbestçe hareket et­mektedir. (Şekil 6-3 ve 6-4). Üç tip kornea ipliği bilinmek­tedir:</p>
<p>1— Tamamen müközden oluşan lifler,<br />
2— Tamamen epitel hücrelerinden oluşan iplikler,<br />
3-Epitel hücrelerinden ve müköz­den oluşan iplikler.</p>
<p align="left">B. Schinner Testi: Su çeken filtre kağıdı parçalarının gözyaşı salgılanmasını ölçmek için kullanılması ilk olarak 1900 yılında Köster tarafından bir yüz siniri felcinin incelenmesinde kullanılmıştır. Köster, 1 cm genişliğinde ve 20 cm. uzun­luğunda filtre kağıdı parçasının bir ucunu alt kapak forniksine yerleştirip bunun gözyaşı ile ıslanma derecesini ölçmüştür. 1903&#8242;te, Otto Schirmer, bu filtre kağıdın genişliğini 0,5 cm, uzunluğunu da 3,5 cm. ye indirerek Kösterin yönteminde değişiklik yapmıştır.</p>
<p align="left">VVolfring ve Krause yardımcı gözyaşı bezleri korneayı çoğu durumlarda yeterince ısla­tacak kadar gözyaşı salgılarlar. Ana gözyaşı bezleriyse, sıcak havayla temastan ötürü kuruma,</p>
</div>
<div>
<p align="left">kornea yaralanmasındaki irritasyon, yabancı cisimler, ruhi bozukluklarda ve çeşitli zararlı uyanlar gibi önemli durumlarda, gerekecek miktardaki gözyaşını salgılarlar. Yerel anestezi olmaksızın uygulanan Schirmer testi, gözyaşı bezinin çalışmasını inceler, fakat filtre kağıdı­nın kendisi de gözyaşı salgılanmasını uyarır. % 1 Tik tetrakain damlatılması ile yapılan yerel anesteziden sonra uygulanan Schirmer testi yardımcı göz yaşı bezlerinin (temel salgılayıcı-lar) çalışmasını ölçer.</p>
<p align="left">Schirmer testi, gözyaşı üretimini incelenmesiyönündeniyi bir yöntem olduğu gibi kesinlikle basit bir testtir. Lakin, gözlerin %15&#8242;inde yanlış-negatif ve yanlış—pozitif sonuçlar alınmaktadır. Filtre kağıdı parçasının ıslanmasının az olması demek olan pozitif sonucun mutlaka başka bulgularla da doğrulanması gerekir. Negatif sonuç alındığında da, özellikle bu bir müsin azlığına bağlı ise, gözlerin kuru olabileceği unutulmamalıdır.</p>
<p align="left">Schirmer testinde 5 dakikada 15 mm den az ıslanma anormal sonuçtur.</p>
<p align="left">C. Gözyaşı Tabakası Kırılma Zamanı: Günümüzde göz yaşındaki müsin miktarını ölçecek pratik bir yöntem bulunmamaktadır, fakat gözyaşı tabakasının kırılma zamanının ölçülmesi bazen faydalı olabilir. Müsin yetersizliği Schirmer testini etkilemiyebilir fakat</p>
</div>
<div>
<p align="left">Gözyaşı tabakasının kırılma zamanının ölçülmesi için hafifçe ıslatılmış bir flüoressein çubuğu bulbus konjonktivasına uygulanır ve hastaya gözlerini kırpması söylenir. Daha sonra gözyaşı tabakası biyomikroskop ile incelenir ve hasta gözleri kırpmadan durur. Korneanın izlenmesi kobalt mavisi ışıkla yapılır. Korneada flüoressein tabakasında ilk boşluğun (kuru alanın) oluşması için geçen zamana gözyaşı tabakası kırılma zamanı denir. Normal olarak kırılma zamanı 15 saniyenin üstündedir, fakat bu zaman yerel anesteziklerin kullanılmasıyla veya göz kapaklarını açık tutarak kısaltılır. Kırılma zamanı gözyaşının yetersiz olmasında ve müsin azlığında normale oranla daha kısadır.</p>
</div>
<p align="left"><strong>Komplikasyonlar</strong><br />
Keratokonjonktivitis sikkanın erken devrelerinde görme hafifçe azalır. Daha sonra gör­me, kornea nedbesi ve damarianması sonucu önemli oranda azalır. Bu komplikasyonlar erken tedaviyle önlenebilirler.</p>
<p align="left">
<ul>
<li><strong>Tedavi</strong></li>
</ul>
<p align="left">Tedavi nedene bağlıdır. Vakaların büyük çoğunluğunda erken devrede kornea ve kon-jonktivanın epitel değişimleri iyileşebilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cekirdeksanat.com/kuru-goz-sendromu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gözyaşı nasıl oluşur</title>
		<link>http://www.cekirdeksanat.com/gozyasi-nasil-olusur.html</link>
		<comments>http://www.cekirdeksanat.com/gozyasi-nasil-olusur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 10:10:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı bileşemi]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı evreleri]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşının görevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cekirdeksanat.com/?p=206</guid>
		<description><![CDATA[GÖZYAŞININ KAYNAĞI VE GÖREVİ Gözyaşı esas ve yardımcı (ikincil) gözyaşı bezleri, goblet hücreleri ve meibomius bezle¬rinin salgılarının bir karışımıdır. Normal koşullarda, gözyaşı sıvısı, kornea ve konjonktiva epitelini örten, aşağı yukarı... <span class="meta-more"><a href="http://www.cekirdeksanat.com/gozyasi-nasil-olusur.html">Read more &#187;</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.cekirdeksanat.com%2Fgozyasi-nasil-olusur.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.cekirdeksanat.com/wp-content/uploads/2011/12/gözyaşı.png"><img class="alignnone size-full wp-image-207" title="gözyaşı" src="http://www.cekirdeksanat.com/wp-content/uploads/2011/12/gözyaşı.png" alt="gözyaşı gözyaşı nasıl oluşur" width="352" height="299" /></a></p>
<p><strong>GÖZYAŞININ KAYNAĞI VE GÖREVİ</strong></p>
<p>Gözyaşı esas ve yardımcı (ikincil) gözyaşı bezleri, goblet hücreleri ve meibomius bezle¬rinin salgılarının bir karışımıdır. Normal koşullarda, gözyaşı sıvısı, kornea ve konjonktiva epitelini örten, aşağı yukarı 7—10 mm kalınlığında ince bir kat oluşturur. Çok ince olan bu katın görevleri şunlardır: 1) Kornea epitelindeki çok küçük yüzeyel bozuklukları gidere-rek korneayı, düzgün optik bir yüzey haline getirmek, 2) Kornea ve konjonktiva epitelinin yüzeyini ıslatarak epitel hücrf-rinin yok olmasını önlemek, ve 3) Gözyaşı sıvısının antimik-robiyal etkisi ve mekanik yık sasıyla konjonktiva ve korneada mikroorganizmaların üremesine engel olmak. Son zamanlarda, yardımcı gözyaşı bezlerinin toplam büyüklüklerinin, esas gözyaşı bezi¬nin, yaklaşık, onda biri kadar olduğu, saptanmıştır.</p>
<p><strong>GÖZYAŞININ BİLEŞİMİ</strong></p>
<p>Normalde gözyaşının ortalama bir dakikada hacminin 6, miktarının 1,2 mikrolitre oldu¬ğu saptanmıştır. En az travmayla toplandığında, gözyaşı sıvısında yüksek oranda protein var¬dır. Elektroforezde albümin, globülin ve lizozim olmak üzere üç bölüm ortaya çıkar. Gözyaşı¬nın antimikrobiyal etkisi gamma globülin ve lizozim kısımlarındadır.<br />
Normalde gözyaşında bulunan gamma globülinler IgA, Ig ve laE dir. IgA diğerlerinden daha fazladır ve vücuttaki sindirim sistemi, burun ve bronşiyal salgılar ve tükürük gibi müköz zar yüzeylerini ıslatan diğer salgılardaki IgA&#8217;dan farklıdır ve yoğunluğu daha fazladır. Vernal konjonktivit gibi allerjik durumlarda göz yaşındaki IgE yoğunluğu artar.</p>
<p>Lizozimin bazı bakteriler üzerinde litik etkisi olduğu biliniyorsa da yokluğu enfeksiyon tehlikesini mutlaka arttırmaz. Gözyaşındaki lizozim yoğunluğunun azalması, genellikle Sjögren sendromunun başlarında görülür ve bundan ötürü de, bu hastalığın teşhisinde, çok faydalı bir bulgudur. Gözyaşındaki lizozim türbidimetrik testler ile ölçülebilir. Bu testlerde substrat olarak Micrococcus lysodeiktikus (ısı ile tahrip olan) mikroorganizması kullanılır. Test Schirmer kağıdı üstüne kaplanmış gözyaşı kullanılarak uygulanır. Yakın bir zamanda, insan gözyaşında betalysin ile yakın ilişkisi olan antibakteriyel bir etken teşhis edilmiştir. Betalysinin insan gözyaşını oluşturan normal unsurlardan olduğu ve lizozimin antibakteriyel etkisine yardımcı olduğu sanılmaktadır.</p>
<p>Gözyaşındaki ortalama glikoz yoğunluğu 2,5 mg/100 ml. dir Hiperglisemili hastalarda glikozun yaklaşık miktarının saptanması, piyasada bulunan kolorimetrik kağıt parçalarının (Clinistbc) göz yaşı ile ıslatılmasıyla yapılır. Komadaki hastalarda çok faydalı bir testtir.</p>
<p>Göz yaşındaki ortalama üre miktarı 0,04 mg/100 ml. dir.</p>
<p>Glikoz ve ürenin yoğunluğu kanda ve gözyaşında aynı paralelde değişir.<br />
K , Na , ve CI iyonları göz yaşında, plazmaya göre, daha yüksek yoğunlukta bu¬lunur. Gözyaşının ortalamapH&#8217;ı 7,35 dir. Normalde gözyaşı sıvısı izotoniktir.<br />
Gözyaşının elde edilmesinde travma olmuşsa göz yaşındaki maddelerin oranında, deği¬şiklik olabilir ve kandaki maddeler sızabilir. Konjonktivanın bazı iltihabi durumlarında, immüoglobülinlerin kandan göz yaşına doğrudan doğruya sızması görülebilir.<br />
<strong><br />
KORNEAÖNÜ GÖZYAŞİ KATLARI</strong></p>
<p>Kornea ve konjonktivayı örten göz yaşı üç kattan oluşmuştur.<br />
1- Yüzeyel lipid katı, mononükleer bir kat olup meibomius bezlerinin salgısından oluşur ve gözyaşının erken buharlaşmasını önlediği sanılmaktadır.<br />
2- Orta sıvısal kat, esas ve yardımcı göz¬yaşı bezleri tarafından oluşturulmuştur. İçinde tuz ve proteinler gibi suda eriyen maddeler bulunur.<br />
3- Derin müsinöz kat. glycoprotein müsin tarafından yapılmıştır, kornea ve kon¬jonktivanın epitel hücrelerini örter. Epitel hücrelerinin zarları lipoproteinden oluştuğundan oldukça hidrofobiktir. Bu tür bir yüzey, yalnızca su bulunan bir solüsyon ile ıslatılamaz. Müsin (glikprotein) böyle bir yüzeyin ıslatılmasında önemli bir rol oynar. Müsin, korneanın epitel hücre zarlarında kısmen emilir ve yüzeydeki epitel hücrelerinin mikrovillisi yardımıyla</p>
<p>yüzeyde tutulur. Bu katın varlığı üstünde göz yaşlarının dağılacağı yeni bir hidrofılik yüzeyin oluş¬masına neden olur. Bu yüzey, gözyaşlarının yüzey geriliminin alçaltılmasıyla, ıslatılır. Müsin konjonktivanın goblet hücreleri tarafından üretilir ve yakın za¬manda yapılan araştırmalar müsi-nin yapımında göz yaşı bezle¬rinin de katkısı olduğu ortaya koymuştur. Gözyaşı tabakasının periyo¬dik bir şekilde yüzeyinin yeni¬lenmesi kuru noktaların oluşma¬sını önlemek yönünden önemli olup bu husus göz kırpması ile sağlanır. Normal bir gözde, göz kırpması, göz yüzeyinde devamlı olarak bir göz yaşı tabakasının bulunmasını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cekirdeksanat.com/gozyasi-nasil-olusur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

